Keyepel Blog Hemed Mirhat – HDP ve ağır hatalar zinciri

Hemed Mirhat – HDP ve ağır hatalar zinciri

Sonuç olarak, bu seçimlerde ortak partileşmenin her iki taraf içinde işlemediği ortaya çıkmıştır. 7 haziranda Kobane’ de ki zaferin etkisiyle yakalanılan başarının, Türkiyelileşme siyaseti ile bir ilgisinin olmadığı, 1 kasımda kendini dışa vurmuştur.

375
1

Türkiye’de ki seçim sonuçları, AKP iktidarının zaferiyle sonuçlandı. Kürt cephesinden bakıldığında, HDP ağır bir yenilgiyle çıktı bu seçimlerden. Hangi hatalar HDP’i bu başarısızlığa taşıdı? Bu analizde bu olgu üzerinde durmaya çalışacağız. 

1. Ani Türkiyelileşme siyaseti
 
Kurdistan eksenli siyasetin, ani bir kararla, 180 derece değişimle Türkiyelileşmeye evrildirilmesi, BDP’nin bir gecede kapatılıp, oldu bittiyle HDP ye katılması, hataların ilk halkasıydı. Hiç bir altyapı hazırlığı olmadan, demokratik olmayan bir şekilde, yukarıdan böyle radikal bir kararın alınmasının bedelini kürt siyaseti şimdi ağır bir şekilde ödüyor ve ödemeğe devam edecek. 30 yıl savaşta hedeflenen Kürdistan idealinin çok hızlı bir şekilde terkedilmesi, ardında ağır bir tahribat bıraktı. Aynı hızla Türkiyelileşme siyasetinin kabulü, kürt kitlesinde ağır bir kırılmaya yol açtı. Kısa vadeli olmasada, bu seçimlerle bu kırılmanın dışa vurmuştur. 7 haziran seçimlerinde, Kobane’de ki zafer bu kırılmayı bir nevi geciktirmiştir. 
 
1 kasım seçim sonuçlarına bakıldığında, HDP hiç bir türk ilinde başarılı olamamıştır. HDP eskisi gibi, Kürt illeri ile sınırlı kalmıştır. Bu, Türkiyelileşme siyasetinin ağır bir iflasıdır. HDP, İstanbul’da %20, İzmir’de %25, Aydın’da %30, Antalya’da %25, Adana’da %35, Erzurum’da %34, Mardin’de %7, Hatay’da %6, Antep’te %10, Urfa’da %28, Adıyaman’da %14, Ardahan’da %27 oy kaybetmiştir. 
 
2. Güçsüz türk soluyla yapılan yanlış ittifak
 
Güçsüz, hedefsiz ve tabansız türk solu ile yapılan ittifak, faydadan çok zarar getirmiştir. Bu seçimler, diğer seçimler gibi, türk solunun tabandan ne kadar kopuk olduğunu gözler önüne sermiştir. Boş sloganların, 3-5 kızıl bayrak taşımanın veya 2-3 aydının açıklamalarının, kıymeti harbiyesinin olmadığı ortaya çıkmıştır. Türk solu eğer %10 luk bir güce sahip olabilseydi, bu ittifak bir anlam ifade edebilirdi. Bu haliyle türk solu, sadece %1 lik bir güce bile sahip değil. Öyleki HDP eş başkanı Figen Yüksekdağ bile kendi memleketi Adana’dan değilde, ancak Van’dan seçilebiliyor. Sadece bu olgu bile, ağır bir tezatın ve yanlış adil olmayan bir ittifakın işareti. HDP’nin kürt nüfusunun ağırlıklı olmadığı hiç bir ilden vekil çıkaramaması, hiç bir gücü olmayan türk soluyla yaptığı ittifakın yanlışlığının bir diğer ispatı niteliğinde. Oy oranlarını dikkate aldığımızda Samsun’da %0, Artvin’de %2, Edirne’de %2, Zonguldak’ta %0, Giresun’da %0, Kayseri’de %1, Çanakkale’de %2 vb. gösteriyor ki türk solu, ittifaka girilecek güçten yoksundur. Bunun dışında, HDP türk alevilerinden de oy alamamıştır. Çorum’da alınan %1, Amasya’da %0,8, Tokat’ta %0 ve Sivas’ta alınan %0 buna işarettir. 

3. Ortak parti ne kadar doğru?
 
Türk solunu ve demokrat çevreleri, kürt hareketi ile aynı partide buluşturma projesi, bu seçimlerinde göstermiş olduğu gibi, bir hüsranla sona ermiştir. Bu proje iki tarafa da zarar vermiştir. HDP projesi hem türk solunu, hemde kürt siyasetini frenler hale gelmiştir. Bu anlamda, türk solunun ve demokrat çevrelerin ayrı bir partide, tabandan başlayarak, uzun vadeli hedefler doğrultusunda örgütlenmesi, daha doğru olacaktır. Kürt siyasetinin de kendi dinamik gücüne yönelik siyasetine dönmesi, isabetli bir karar olacaktır. 
 
4. Yanlış seçim kampanyası

HDP, seçim kampanyasını ana hatlarıyla, Erdoğan’a yönelik “Seni başkan seçtirmeyeceğiz” üzerine kurmuştu. Öyleki bu seçim kampanyasında Kürt istemleri unutulup, sol bir türk partisi vari, her şey Erdoğan ve AKP karşıtlığı üzerine kuruldu. İçi boş, popülist bu slogan ve bir ‘kürt partisinin’ ona olan bu karşıtlığı, Erdoğan’ı türk seçmenler nazarında mağdur bir duruma düşürerek, onun milliyetçi oylara daha rahat bir şekilde ulaşmasının yolunu açtı. Bununla beraber AKP sadece türk şehirlerinde değil, kürt şehirlerinde de oyunu artırdı. Kürt istemlerini göz ardı ederek, kendisini ortalama bir türk partisinin genel istemleriyle sınırlayıp Türkiyeli görüntüsü vermek isteyen HDP, hem Türkiye’de hemde  Kurdistan’da ağır bir yenilgi aldı. Kobane’de esen kasırgayı, kürt siyaseti, yanlış ve boş hedeflerle heba etti. 
 
Ortaya çıkan bir diğer bir gözlemde, kürt siyasetinin yetkinlikten ve stratejik öngörüden uzak olduğudur. Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın seçim konuşmalarına baktığımızda, içerik ve nitelik olarak, giderek ortalama türk siyasetçileri veya Erdoğan kopyası, popülist bir karaktere büründüler. Özellikle Yüksekdağ ‘AKP düştüğü çamurda boğulacak’ ,Sarayın değil halkın muhtarı olun’, ‘AKP 1 Kasım’da kirli savaşının altında kalacak’, ‘Halklar iktidara’, ‘AKP ve Erdoğan tarihin çöplüğüne gidecek’ gibi sloganlarla, somut ve içerikli siyaseti değil, popülist siyaseti tercih etti. Öyleki, seçim kampanyasında, kürtlerle ilgili hiç bir istem dile getirilmeden, her şey Erdoğan ve AKP karşıtlığına indirgenerek, risksiz siyaset benimsendi. Bu kürt seçmeni tarafından tepki ile karşılanmış, örnek olarak Figen Yüksekdağ’ın Van’da ki mitingine sadece 500 kişi katılmıştır. HDP’nin AKP*Erdoğan karşıtı bu siyaseti, gene türk seçmeni tarafından da tepkiyle karşılanmış ve AKP’ye desteğin artmasına neden olmuştur. 
 
5. Savaşın tam da AKP’nin istediği anda kızışması ve tam da istediği anda sona ermesi
 
Bazı kürt şehirlerinde ki çatışmaların ve buna bağlı olarak gerilla eylemlerinin, AKP tarafından ustaca kullanılması, AKP nin oylarını arttırmıştır. Türkiyelileşme siyaseti izliyoruz diye verilen mesajlar, bu eylemliliklerle bir tezata dönüşmüştür. Artan şiddet ortamı, AKP ye rahat siyaset verme olanağı vermiştir. Suruç ve Ankara’da patlayan bombalar bile AKP’ye zarardan ziyade en azından oy bazında fayda getirmiştir. Seçim arifesinde öz yönetimlerin ilan edilmesi, savaşın şehirlerde ve dağda şiddetlenmesi, bir o kadar yanlış ve eksik olan Türkiyelileşme siyaseti ile çelişmiş ve bu çelişki AKP ye yaramıştır. 1 haziran seçimlerinden bu yana Kürdistan’da katledilen 2.000’e yakın sivil, bu yanlış siyasetin diğer ağır bir   tablosuydu. 
 
Sonuç olarak, bu seçimlerde ortak partileşmenin her iki taraf içinde işlemediği ortaya çıkmıştır. 7 haziranda Kobane’de ki zaferin etkisiyle yakalanılan başarının, Türkiyelileşme siyaseti ile bir ilgisinin olmadığı, 1 kasımda kendini dışa vurmuştur. Yapılması gereken, kürt legal siyasetinin, kendi dinamik ve istemlerine geri dönmesidir. Aynı şekilde, türk demokratlarında kendi güç ve dinamikleriyle uzun vadeli ayrı bir örgütlenmeye gitmeleridir. 30 yıl süren ağır bir savaş, ortak partileşmenin tüm altyapısını, bir daha geriye çevrilmemek üzere yok etmiştir. 
PARE BIKE
DêrsimInfo Blog
DêrsimInfo Blog presents a smorgasbord of all the articles, posts, and news from around the world which are not written in Kurdish Kirmanckî (Zazakî), however, constitute an enrichment for the Kurdish topic.

1 ŞÎROVE

  1. Bu yazının tamamını bir kalemde şöyle olmalıdır, özet bir eleştiri olabilmesi mümkün değildir. Zira ortak mücadele çatısını oluşturan HDP ”birlikte neler yapabiliriz” in aletidir. ” Bu anlamda, türk solunun ve demokrat çevrelerin ayrı bir partide, tabandan başlayarak, uzun vadeli hedefler doğrultusunda örgütlenmesi,daha doğru olacaktır.” Bu yazının özünü özetini yansıtıyor gibime geliyor. Aynı partide (ayrı değil) tabandan başlayarak uzun vadeli hedefleri örgütlemesine kim engel olabilir? Bileşenlerin kendini ifade etmesi ne demektir? Yoksa kendini ifade etmesi dostların yarattığı sahnede kendini tekrarlayan ”ben”i değil ki. Bu alanı böyle dar sokağa sıkıştırırsak varacağımız yer işte bu olur.
    Devrim mücadelesi meşakkatli bir yol olduğu, kendi somut gerçeğini kitlelerle buluşturması feragatle çalışıp bu sorumluluk bilinci uyanışı, örgütlemektir. Her bir yapı kendisine çeki düzen vermeli. Yani gazetesini, dergisini okumalı. Ve bunu kaç kişiye okutmalıyım, kaçı ile tartıştım? Kaçı ile yürümeyi gerçekleştirdim? Her biri kendi özgünlüğünü tartıştıkça diğer bileşenlerine yansımaları, dokunuşları diri ve hayat çeşmesine giden yolları ”biricik”leştimek tamamen mümkün olmasa bile toplumsal evrilme kitlesi kütle olacak. Koparıcı düzenleyici var edeni haline getirmek mümkün olur diye düşünüyorum. ….. selamlar

CEWAB BIDE

Please enter your comment!
Please enter your name here